Afrika Gezisi!
Cumhurbaşkanının Afrika gezisi sürüyor. Detaylarını geçiyorum. Ama kesinlikle Afrika'ya gösterilen ilgi doğrudur ve devamlı arttırılmalıdır. Batı ile ilişkiler malum, her şartta aramıza mesafe koydukları gibi, yine her şartta itilaflı bir konu halinde, karşımızdaki ülke kimse onun yanında saf tutuyorlar. Bu durum malumken, bizim etki alanımızı diğer bölgelerde arttırma arayışında olmamız lazım. Ki, Afrika geleceğin hedef kıtası olarak ortaya çıkacaktır. İlişkilerin ileriye götürülmesi, zaten geçmişte Türkler'le tanışıklığı yüksek olan kıta ve ülkelerde gayet doğal ve kolay bir gelişme olacaktır.
Diğer konulara tekrar değinmek istemedim. Bugün özel bir gündemim yok. Dünya enerji ve tedarik zinciri konularında sorun yaşamaya devam ediyor. Enerji konusu bizi de olumsuz etkiliyor. Lakin tedarik sorunları bir taraftan bizi de etkilerken, diğer taraftan Türkiye'nin dünya tedarik zincirinden daha fazla pay alması fırsatlarını yaratıyor. Bu alanda ciddi yatırım çekeceğimizi düşünüyorum. Ayrıca enerji ve tedarik sorunu bir şekilde son bulacak. Sürecin ne kadar olacağı önemli. Şu an için çip ve nakil sorunu dünyayı temelden etkiliyor. Çip sorunu nedeniyle, çip kullanılan her alanda üretim sorunları yaşanıyor. Bu durum dünyanın farklı yerlerde çip üretimi merkezleri kurmasına, ülkelerin kendi çip teknolojilerini geliştirmelerine evrilebilir. Şu an için sıkıntı çekilen sektör, sonrasında çok ciddi rekabet alanlarından biri olarak büyük bir büyüme ivmesi kazanacaktır.
Ama tedarik sorunlarının devam etmesi dünya ekonomileri ve büyümeleri için stagflasyon tehdidi oluşturuyor. Yani talep var ama tedarik sorunları yüzünden üretim ya da dağıtım yapılamadığı için ekonomilerde daralma yaşanabilir. Karşılanamayan talep yüzünden de, mevcut ürünlerin fiyatlarında artışlar sürecektir. Bu durum durgunluk ve enflasyonun birlikte olması hali, yani stagflasyondur. Çok uzun süremesini beklemiyorum. Ama şu an yaşanıyor olması, ekonomileri daraltacak olursa, FED'in bir süre daha ekonomileri desteklemeye devam etmek zorunda kalacağı beklentileri artıyor. Bu durumun karşılığı ise, ons altına ilginin sürmesine neden oluyor. Ben ülkelerin enflasyona kayıtsız kalamayacaklarını, dikkat çektiğim sorunlar yüzünden gelişmiş ülkelerin karşılaştıkları enflasyondan rahatsız olacaklarını, bu nedenle de merkez bankalarından buna tepki gösterilmesininin kaçınılmaz olacağını düşünüyorum.
Enflasyonda yaşanan artışın ana nedenlerinden birisi de, ülkelerin piyasaya vermeye devam ettikleri paralardır. Aynı şekilde sürmesi halinde fiyatların daha da artması kaçınılmaz olur. Almanya'dan gelen enflasyon rakamları da beklentilerin üstünde artı. Enflasyonu unutmuş gelişmiş ülkelerde bu durumun çok uzun sürmesi mümkün değil. Bunun için gerekli tedbirler yakın zamanda alınacaktır. Bu tedbirlerin ilan edilen ve beklenen iki tanesi; varlık alımlarını azaltmaya başlayıp, bitirmek ve faiz artışları sürecini başlatmaktır. İşte bu tedbirlerin devreye alınması yaklaştıkça, ABD on yıllık tahvil faizlerinin yükselişe geçmesini bekliyorum. % 1.6380 üzerinde kalan on yıllık faizlerin hızlı şekilde %1.69-%1.70 seviyelerine yönelmesini bekliyorum. Ama asıl sıkıntı, % 1.70 seviyesi görülür ve yukarı kırılırsa yaşanır. Bu takdirde piyasa buna borsalarda ve ons altında satış tepkileriyle karşılık verebilir.
BIST için bu gelişmelere rağmen görüşüm belli. Kesinlikle ucuz işlem görüyoruz. Ama kendi içimizde suyun akışının tersine kararlarla kendimizi sıkıntıya sokuyoruz. Yıllardır gerçekleştirilemeyen yapısal reformlar nedeniyle mevcut ekonomik ve finansal sorunlarımız aynı şekilde, hatta artarak sürüyor. Dünya varlık alımlarını azaltma ve faiz artışı dönemine yaklaşırken, biz enflasyonun kalıcı düşmemesine rağmen, erken faiz indirimi ile kurların rekorlar kırmasına neden olduk. Bu durum sürecek olursa, bunun yansıması her alanda yeni zam furyalarının sürmesi, dolayısı ile enflasyonun da yeniden artması ile sonuçlanır.
Maalesef şu an kurlara rekor kırdırıyoruz. Yarın MB faiz kararı var. Umarım bu durumu daha da ateşleyecek kararlar görmeyiz. Çünkü Dolar bazında iskontolu olmasına rağmen, 150$ görmüş BIST'in 140$ ve 130$ aralığına da düşme riski var. Ama sakın yanlış anlaşılmasın, dolar bazında böyle bir düşüş yaşanması, TL bazında endeks ve fiyatlar düşerek olur demek değildir. Fiyatlar yerinde durarak, hatta kısmi artarak da, ama kurlarda sert yükseliş yaşanması ile de görülebilir. Maalesef bu, şimdi ortalarda görülmeyen yabancıların, bir süre sonra her alanda çok daha ucuza şirketlerimizi ele geçirmesi demek olur.
Kısacası TL olarak BIST için önemli risk seviyesi 1370 desteğidir. Aşağıya kıran bir BIST, sert düşüşler yaşamaya başlar. Ama 1432 üstüne atabilirsek, o zaman da 1511'de duran gap'i kapatacak yükselişleri de görebiliriz. Umarım gayet iyi gelmesini beklediğimiz dokuz aylık bilanço dönemi fırsatını kaçırmayız. Çünkü eğer bu bilançoları değerlendiremezsek, tedarik sorunlarının üretimi vurma riski nedeniyle, yıl sonu bilançolarında bozulmalar yaşanırsa, bu fırsatı kullanamadığımız için çok yanarız.
Ama her şartta hisse bazlı hareketler yine de sürecektir. Teknikleri pusula yapabilirsiniz.
Hepinize sağlık ve bol kazanç dilerim.
Saygılarımla
Aydın Eroğlu
Stratejist
Finans Yazarı
www.borsaanalizci.com
Twitter: @aydineroglu_