Faiz Sözleri Dövize Yeni Rekorları Kırdırdı!

02.06.2021 09:28
  •  A 

Dün gece Sayın Cumhurbaşkanının TRT'deki canlı yayın röportajı esnasında, faizler için gelen bir soruya; ''Bugün TCMB Başkanı ile konuştuk, faizleri düşürmemiz şart.  Temmuz-Ağustos buraları bulacağız ki faizler düşmeye başlasın. Çünkü faiz yükünü yatırımların, maliyetlerin üzerinden kaldırırsak, maliyet enflasyonunu tetikleyen faiz olduğu için, orada da bir rahatlama dönemine gireceğiz'' dedi.  

Bu sözler yanlış mı? Tabi ki değil. Ama öncesinde enflasyonun düştüğünü görmek lazım. Yoksa erken yapılacak bir indirimin kurlara ve dolayısı ile de sonrasında enflasyona etkisini çok kez tecrübe ettik biliyorsunuz.

İşte dün gece bu sözler bir anda piyasaları tedirgin etti. Kurlarda tarihi rekorları gördük. Dolar 8.77, Euro ise 10.71 seviyesini gördü. Uzun süredir Dolar için önce 8.48, sonra da 8.58'de yer alan dirençlerin kırılmaması gerektiğini söylüyordum. Kırarsa ilk anda 8.80 ve sonrasında üstte yer alan dirençlere dikkat çekiyordum. Maalesef ilk direnci görmüş olduk. Şu an 8.61 seviyesine gevşemiş durumda ama, 8.58 seviyesinin üzerinde kalması halinde teknik paylaşımlarımda yer alan üst dirençlere yönelme riski sürer.

Sayın Cumhurbaşkanının faizlerin enflasyon üzerinde, yatırımlar ve maliyet enflasyonu üzerindeki etkisi görüşü kesinlikle doğrudur. Zaten bunu kimse de inkar etmiyor ki tüm dünyanın bildiği bir konudur. Lakin 430 Milyar Dolar dış borç dahil, yaklaşık 550 Milyar Dolar civarında dövize endeksli borca sahip bir ekonomi ve finans yapısına sahipseniz, yılın sonuna kadar yaklaşık 150 Milyar Dolar'ın üzerinde vadesi dolan dış borcunuz varsa, kurlarda yaşanacak yükselişlerin de enflasyonu, üretim, yatırım ve kredi maliyetlerini yukarı çekeceği unutulmamalı!

Kaldı ki, ödemeler dengesinde yaklaşık 35 Milyar Dolar civarı açık olmasını beklediğimiz bir yılda, henüz turizm girdilerinde de istenen gerçekleşmelerden ziyade, devletlerden gelen uçuş ötelemesi açıklamaları maalesef cari denge sorunumuzun, önümüzdeki döviz ödemelerinde eğer borçlanmaları yenileyemezsek döviz ihtiyacımızın süreceğini gösteriyor. Bu durumda hane halkı da elindeki DTH'ları satmazsa, o zaman döviz kurlarının yükselişi devam eder. Kurlar yükselince girdilerimizdeki ithalata bağımlı yapımız ve kurların enflasyon üzerinde dile getirilen en az % 20 kur geçişkenliği nedeniyle enflasyondaki zirve yükselişi sonraki aylarda da sürer.

Belki de bu nedenle Cumhurbaşkanı temmuz, ağustosu görmeliyiz derken, enflasyondaki zirvenin nisan değil de, bu aylarda olacağına işaret etmiş olabilir. Zaten ben dahil analistlerin de genel beklentisi henüz enflasyonda zirvenin görülmediği yönünde.

Neyse, işte bugün güne dün geceden gelen bir tedirginlikle başlıyoruz. Ben TCMB'nın bu ayki toplantısında faiz indirimi kararı almasını beklemiyorum. Ama gördüğünüz gibi, eğer TCMB'na güven kaybolursa yansımaları da bu şekilde tüm piyasaları tedirgin ediyor. Artık TCMB haziran toplantısına kadar tedirginlik sürecektir.

Bu nedenle TCMB gibi kurumların özerk-bağımsız olması çok önemlidir. Son iki yılda yapılan 4 başkan değişikliğinin başkanların görevden alınması ve yeni atamalarla yapılması nedeniyle TCMB'nın 2001 yılında yasa ile verilen bağımsızlığından sözetmek mümkün değildir. Çok kere tecrübe ettiğimiz bu tip söylem ve müdahaleler sonrasında neler yaşandığını gördüğümüz için, piyasalar maalesef yine tedirgin olmuştur.

Önümüzde NATO zirvesinde Biden ile ilişkilerde gelişme olup-olmayacağı tedirginliği, FED faiz ve para politikasındaki riskler varken bu konuda da tedirginliği sürdürmek doğru değil.

Peki kurlar faiz düşerken de düşebilir mi? Evet düşebilir. Hatta enflasyon düşmeye başlamadan da düşebilir. Bu nasıl olur? Ülkenin demokrasi, yargı bağımsızlığı, hukukun üstünlüğü, güçler ayrılığı, dış ilişkiler, eğitim, maliye ve üretim reformları vb. kararlı şekilde uygulamaya alınırsa, yaratılan güven dış finansman ve yatırımların ülkeye yönelmesine neden olur. Bu durumda kurlar enflasyondan önce düşmeye başlar. İktidarın göreve geldiği 2002 ile 2008 yılları arasında aynen böyle olmuştu.

Peki bunların dışında başka bir yol var mı, faiz düşerken kurlar da düşsün? Var tabi. Cari dengede fazla veren bir yapıya dönüş de buna imkan yaratır. Mesela enerjide bir anda üretici haline dönüşeceğiniz gelişmeler olursa, o zaman enerjiye yılda verilen yaklaşık 40-50 Milyar Dolarlık çıktı düşmeye, hatta girdi haline dönüşmeye başlayacak olursa, o zaman ödemeler dengesinde enerji faturalarının yarattığı gedik kapanmaya başlar. Bu durum dövize olan zorunlu ihtiyacınızı düşürür. Ödeme sorunu ortadan kalkıyor diye görülünce, yabancı fon ve yatırımcıların kur ve ödeme endişeleri ortadan kalkar. O zaman da ülkeye ciddi bir fon ve yatırım girişleri başlar. Ama bu durum petrolü ve doğalgazı olan her ülke için otomatikman gerçekleşmez. Ülkenin yukarıda saydığım demokrasi, insan hakları, hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı, güçler ayrılığı, gibi sorunları da olmaması gerekir. Yoksa İran'ın durumu ortada. Enerjide sorunu olmamasına rağmen, diğer konulardaki sorunları nedeniyle dünyadan izole edilmiş durumda.

Ayrıca bunların olması için, doğalgaz ve petrol bulduk açıklamaları yetmez. Türkiye'de 1950'li yıllardan beri bu sözler hep söylenmiş ama durum ortada. Lakin son dönem petrol ve gaz aramalarınde işi ciddiye aldık. Çok sayıda arama ve çıkartma gemisi almış durumdayız. Yani bu yönde gelişmelerin olmasını ben de bekliyorum. Ama bunun beklenmesi yetmez. Güven eksikliği yüzünden çıkartılmaya başlandığının görülmesi gerekir. Umarım bunu yaşarız. Bu ülke bu kaderini enerji kaynakları sayesinden artık tersine döndürür umarım.

Peki şimdi ne olacak? Piyasa kurlar arttığı için tedirgin oldu. Düşecek mi? Ya da kesin düşer mi? Hayır bu kesin bir etki değildir. Kur yükselmesine rağmen de borsalar yükselebilir. Unutmayın ki, kurlar arttıkça şirketlerimizin kurulum ve eder değerleri de artacaktır. Ama riskler sürerken bunun etkisi birebir olmaz. Tedirginliğin baskısı olur ama yine de sert düşüşler kalıcı olmayabilir. İlk anda güne satışlarla başlarız. Ama sonrasında yeniden alımların geldiğini görebiliriz.

Bu nedenle hisse bazlı ayrışmalara odaklı gelişmeleri takip etmeliyiz. Kur tedirgin etse de, şu an için küresel piyasalarda risk iştahı ve şartlar uygun olduğu için, BIST'deki yükselişler kura rağmen yine de sürebilir. Endeks, kur ve hisseler ile ilgili olası teknik seviyeleri, sitemdeki paylaşımlarımda bulabilirsiniz.

Hepinize sağlık ve bol kazanç dilerim.


    Saygılarımla
    Aydın Eroğlu
     Stratejist
   Finans Yazarı
www.borsaanalizci.com
Twitter: @_Stratejist_


  • 31.05.2021
    08:52

    Cuma günü Türkiye değerlendirmesi yapması beklenen S&P, değerlendirme yapmadı. Büyük ihtimal ile kredi kurumları da ABD-Türkiye ilişkilerindeki gelişimi anlamaya çalışıyorlar. Bunun için gözler Haziran ayı ortasındaki NATO zirvesinde olacak. Bug&u... Devamı »

  • 28.05.2021
    09:42

    Siyasetin dili hiç hoş değil. Her fırsatta muhalefeti terör örgütleri ile anmak, muhalefet liderlerine yapılan saldırılar için;'' bu daha ilk daha neler olacak bakın'' gibi bir dil kullanmak, piyasanın onayladığı TCMB politikalarını uygulayan kurumun başk... Devamı »

  • 27.05.2021
    09:30

    Dün salı günü sert satışlara neden olan herhangi bir açıklama gelmeyince gelen alımlar, bir gün önceki kayıpların bir kısmının geri alınmasını sağladı. BIST anlık 1.400 altına inse de, sonrasında düşüşte desteklerden ikisi olan 1.415 ve 1.422 seviyelerinin &... Devamı »

  • 26.05.2021
    09:25

    Sinei millet muhalefetin meclisten çekilme kararı alarak, iktidarı seçime zorlama yollarından birisidir. Böylece meclis çalışmalarının tıkanması, mecliste halkın tam temsil edilmediği görüntüsü ile iktidarın erken seçim kararı alması umulur. T&uum... Devamı »

  • 25.05.2021
    09:25

    Dünya piyasalarında borsalarda alım iştahı sürüyor. FED'in enflasyondaki yükselişin geçici olacağı yönündeki açıklamaları ve ABD on yıllık tahvil faizlerinin de buna paralel % 1.60 civarında kalması borsa iştahının sürmesine neden oluyor. Aynı zam... Devamı »