Janet Yellen'den Farklı Açıklamalar!

05.05.2021 09:28
  •  A 

ABD Hazine Bakanı Janet Yellen, hızlı  büyüyen ekonominin açıklanan teşfik paketleri ile aşırı ısınmasına engel olmak için, ılımlı bir faiz artışına ihtiyaç olabilir dedi. Ama bu açıklama ile ABD borsa endekslerinde %2-%3 düşüş tepkisi görülünce, yine Yellen'den ama bu sefer tersi bir açıklama geldi! Yellen ikinci açıklamasında, faiz artışının öngördüğü ya da önerdiği bir şey olmadığını, FED'in ekonomideki olası ısınmayla mücadele edecek çok sayıda aracı olduğunu ifade etti.

Bunları söyleyen Yellen'in, 2010-2014 arasında FED Başkan yardımcısı, 2014-2018 arasında ise FED Başkanlığı yapmış olduğunu düşünürsek, ilk söylediklerini düşünmeden söylemiş olacağını sanmıyorum. Kısacası ABD büyüme oranlarının bu şekilde beklentim dahilinde hızlı artması sonrası, bir de aşılamalarla pandemi kontrol altına alınıp, yaşam normale dönmeye başlarsa ABD'nin enflasyonu %2, % 2,5 seviyesine çok hızlı gelebilir. Bu seviyenin üstünü zorlaması halinde ise, ABD FED'in buna kayıtsız kalmasını beklemiyorum. İlk anda şu an aylık 120 Milyar Dolar olan varlık alımlarında tutarı düşürmeye başlarlar. Varlık alımlarının azaltılıp sonlandırılması sonrası ise, faiz artışı kararı gelebilir. Bu yönde bir gelişmenin başlangıç süresi için yılın son çeyreğinden çekindiğimi birkaç kez yazdım. Aynı yöndeki görüşümü de koruyorum. Ama FED başkanı iki sene para politikasında değişiklik olacağını düşünmediği açıklamalarını ısrarla sürdürüyor. Bakalım yaşayıp, göreceğiz.

Ama şunun bilinmesini isterim, eğer ABD faizleri artmaya başlarsa bu durum gelişmekte olan ülkeleri olumsuz etkiler. Özellikle bizim gibi cari açık veren ve döviz rezervleri mevcut vadesi gelecek borçlarına bile yetmeyecek olan ülkelerde döviz kurları artış yönünde tepki verirler. Aynı zamanda gelişmiş ülkelerin borsalarında düşüşler başlar. Gelişmiş borsalardan çıkış, ilk anda bizim gibi gelişmekte olan ülkeleri de baskılar. Böyle bir süreçte dövizde yaşanacak artış ithalat bağımlılığı nedeniyle enflasyonun artmasına neden olur. Enflasyon artarken faizlerin düşürülmesi oldukça zordur. Peki kesin olamaz mı derseniz, kesin olmaz diyemem. Enflasyon artışına rağmen faizler yine de düşürülebilir. Ama bu esnada kamusal harcamaların çok ciddi kısılması halinde bunu yapabilirsiniz. Bu takdirde ekonomide büyümenin düşmesinin göze alındığı görülür ve dövize ekstra talep gelmez. 

Lakin bizdeki politikaları görüyorsunuz, kamu yoğun bir şekilde harcamaya devam ediyor. Neredeyse tüm büyük alt yapı ihaleleri dövize endeksli yapılmış durumda. Aynı zamanda büyüme oranı artsın isteniyor. Hem büyüme artsın, hem faizler düşsün, hem enflasyon insin, hem de kurlar artmasın diye bir beklenti gerçekçi değildir. Peki bu da mümkün değil mi derseniz, bu da mümkün ama, bunun için de harcamalar, kredilerin verildiği yerler sadece ithalatı azaltacak katma değerli üretimi destekleyecek proje odaklı olursa o zaman mümkün tabii. Ama gördüğünüz gibi bunun yıllardır yapılması gerektiğini yazan biriyim. Lakin yapılan ise, üretime direk katkısı olmayan inşaat sektörüne kaynakların akıtılması şeklinde oluyor. 

Bu amaca bir şekilde daha varabilirsiniz, o da %96'larda ithalatçı olduğunuz enerji alanında direk üretici haline gelirseniz o zaman da faiz, enflasyon, cari açık birlikte düşerken büyüme de artabilir. Bu yönde yoğun bir arama faaliyeti içindeyiz ama netice ne zaman üretime döner bunu yaşayıp göreceğiz. ABD'nin kayaç gazı üretimi sayesinde dünyanın en büyük petrol-doğalgaz ithalatçısı iken, en büyük üreticilerden biri haline dönüştüğünü gördüğümüz gibi, bizde de böyle bir dönüşüm tüm bu sorunlarımızın çözümüne imkan verebilir. Ama dediğim gibi, henüz üretim safhasına geçmediğimiz için, öncesinde bu yönde yapılan açıklamaların ekonomi ve finans piyasalarına pozitif etkisi sınırlı kalıyor. 

Şu an için yabancının her alanda Türk varlıklarından uzun züre önce başladığı çıkış sürüyor. O yüzden aldığımız kararlarda ekstra temkinli olmalıyız. Yoksa, zaten FED konusunda önümüzdeki aylarda gelişmekte olan piyasaları olumsuz etkileyecek gelişmeler kaçınılmaz olacaktır. 

Açıkçası ben ekonomi ve finans alanında tedirginliğimi koruyorum. Bu tedirginliğimin en büyük nedeni ise ABD ile ilişkilerimizde yaşanılan gerilimlerin olası sürecinden kaynaklanıyor. İlişkiler kopmaya doğru gidecek olursa, ABD'nin bu takdirde karşısındaki ülkeye her alanda baskı yaratacağını düşündüğüm için, bakalım bu durumda başımıza ne çoraplar örecektir diye endişe ediyorum. 

İşte karşımızda bu riskler varken yarınki PPK toplantısında politika faizlerinde bir değişiklik beklemiyorum. Mayıs enflasyonunda düşüş görülmesi halinde belki önümüzdeki ay faiz indirimi denenebilir. Ama enflasyon düşmeden yarın böyle bir karar alınırsa, o zaman maalesef piyasalarda olumsuz etkisini görürüz.

Bunları bir süredir bu şekilde zaman zaman yazdığımı biliyorsunuz. Buna rağmen bana bu konularda ne düşünüyorsunuz şeklinde sorduğunuz zaman üzüldüğümü belirtmek isterim! Bu üzüntüm, uzun süreden beri bu uyarıları sık sık yapmama rağmen, demek ki dediklerim muhtemelen yazılar uzun olduğu için okunmuyor mu yoksa diye düşünüyorum. Maalesef uzun yazılar gerçekten okunmak istenmez. Ama tüm detayları ile yazayım ki, olası gelişmeler ve yansımaları nasıl olur diye daha iyi görün istediğim için bunu yapıyorum.

Neyse BIST için konuşursak, 1.430 ve 1.445 dirençleri çok önemli. Yine yaklaştık ama yukarı kıramadık. Tekniklere bakınca önemli dirençlerde olduğumuzu görüyorum. Bu nedenle hemen kıramayıp, önce 1.400 ve sırası ile 1.394 - 1.390 seviyelerine inerek, sonra yukarıdaki dirençlerin kırılmasının denenmesini bekliyorum. Ama ben böyle düşünsem de, BIST 1.430 ve 1.445 dirençlerini düşmeden de kıracak olursa, o zaman alımlar güçlenir. Çok daha hızlı bir yükseliş başlar. Maalesef şimdilik bunun olmasını beklemiyorum.

İşte tüm bunlar nedeniyle hisse bazlı odaklanmak doğru olur görüşündeyim. Çok yüksek beklentilerde ısrarlı olmadan, gerçekleşmelerde realize yapıp, sonraki düşüşlerde yeniden alarak kar yapmayı hedeflemek daha tedbirli olur gibi geliyor bana.

Bu arada hiç bahsetmediğim diğer bir ihtimal de var tabi! Yarın TCMB faiz artışı yaparsa, BIST bir anda dirençlerini yukarı kırar. Yabancının girişi yeniden görülür. Özellikle tahvillere ciddi yabancı alışı gelir. BIST de bundan olumlu etkilenirken, döviz kurlarında da düşüş yaşanır. Ama maalesef bunun da olmasını beklemiyorum.

Hepinize sağlık ve bol kazanç dilerim. 


    Saygılarımla
    Aydın Eroğlu
     Stratejist
   Finans Yazarı
www.borsaanalizci.com
Twitter: @_Stratejist_


  • 26.04.2021
    09:36

    ABD Başkanı Biden, 24 Nisan'daki sözde Ermeni soykırımını anarken, Osmanlı zamanında yapılan soykırım olarak dile getirdi. Böyle söylemekle kimse aman Türkiye demedi, ozaman sorun olmaz demesin. Türkiye Osmanlı'nın mirasçısıdır. Bu gayet nettir. Ayrıca yıllarc... Devamı »

  • 22.04.2021
    09:28

    ABD dün Türkiye'ye F35 projesinden çıkartıldığını resmi olarak iletti. Bu durum zaten bilindiği için ekstra bir sorun değil. Sadece resmileşmiş oldu. Belki ülke olarak bu karar sonrasında uluslararası tahkim için hareketlenebiliriz. Ama dediğim gibi yeni kriz ... Devamı »

  • 21.04.2021
    09:42

    Bir süredir kabinede değişiklik, revizyonlar bekleniyordu. Ekonomi kadrolarında ne gibi değişiklik olacağı merak konusu idi. Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan da değişir mi, yeni bir ekonomi-maliye politikası uygulayacak farklı biri gelir mi düşüncesi vardı. Neyse, beklenen... Devamı »

  • 20.04.2021
    09:25

    Çok özel gündemlere sahip olmadığımız bir günü eksik kısa bir haftaya başlamıştık. Bu denli sert kayıplar neden yaşandı? Bu sorunun cevabını ben de sizler gibi merak ediyorum. Normalde DXY(Dolar Endeksi)'deki 91 altına düşüş, ABD tahvil faizlerinde yaşan... Devamı »

  • 19.04.2021
    09:22

    23 Nisan tatil olduğu için cuma günü BIST kapalı. O nedenle borsa için daha kısa bir hafta yaşayacağız. Diğer taraftan gündem olarak da, ekstra bir ağırlık taşıyan konu yok. Önemli olacak birkaç detaya değinip, yazımı kısa keseyim. Vaka artışları d&uu... Devamı »