2019 da Sıkıntılı Başladı!

03.01.2019 09:22
  •  A 

Doğal olarak bu sözümüm asıl adresi borsa. Ama borsanın düşüşlerle yeni yıla başlamasının nedenleri ise finansal ve ekonomik sorunlardır. Dün ABD borsalarında yeniden satışlar başlayınca, ilk anda bire bir tepki vermeyen BİST, daha sonrasında daha da sert düşüş yaşadı. Öncesinde 5.28 seviyesinde olan Dolar kuru da, bu esnada 5.41 seviyesine kadar yükselmişti. Bugün ise Japon yeni/Dolar paritesinde yaşanan sert tepkilerin tetiklemesi ile Dolar kurunda 5.8367, Euro'da 6.4727 seviyeleri görüldü. 

Şimdi tüm bunlar sadece yurt dışı atakların yansıması diye izah edilemez. Tabii ki, yurt dışı kaynaklı hareketlerin etkisi ile yaşandı diye izah edebiliriz ama sadece bu gerekçelere sığınmak çok gerçekçi olmaz. Sonuçta tüm ülkelerin paralarında aynı değer kayıpları yaşanmıyor. Kaldı ki, hiç birinde de bu denli yüksek faizler yok.

Sorgulamayan Ülke Sıkıntı Yaşar!
             Bir ülkenin vatandaşları her şeyi sorgulama hakkına sahiptir. Vergileri, siyasi kararları, zamları, enflasyonu, faizleri, kurları ve bunlar gibi bir çok konuyu gayet doğal olarak sorgulama hakkına sahiptir. Eğer bunları yapmaz ise o zaman kabullenmişlik vardır. Maalesef bizde durum biraz buraya gidiyor. 

Öyle ya da böyle, 2002'den beri ülke tek bir iktidar hatta, tek bir kişi tarafından yönetiliyor. Yapılan iyi şeyler nasıl ki yönetenlerin hanesine takdir olarak yazılıyorsa, ters giden şeyler de eleştiri olarak yapılabilmelidir ki, bu sayede doğrular bulunabilsin. 

Maalesef dünya on yıldır neredeyse faizsiz büyük bir likidite bolluğu yaşamasına rağmen, biz ekonomi olarak kendimizde bunun faydalarını göremedik. İlk anda tabii ki bizlere de büyüme yansımaları olarak etkilerini gördük ama sonrasında yaşadıklarımız ortada. Dünyadaki bu bol ve faizsiz para bolluğu ortamının yanı sıra, 2B, varlık barışı, imar barışı, bedelli gelirleri ve özelleştirme gelirlerine rağmen halen kurlar ve faizler durulamıyor. Görüyorsunuz ki bu denli ekstra gelir imkanı yaratmışken, halen bir çok alanda yüksek zamları görüyoruz. Şimdi son yapılan indirimlere bakarak hadi canım ne zammı, indirim yapıldığını görmüyorsun galiba demeyin! Mağazaların indirimleri öncesi yaptıkları artışları nasıl gözden kaçırmıyorsak, devletin de elektrik ve doğal gaz indirimleri öncesinde yaptığı zamları da gözden kaçırmayın. Yapılan zammın bir kısmını geri almak tabi ki iyi bir şeydir ama buna gerçek bir indirim demek gerçekçi olmaz. İndirim yapılan ürün ya da hizmetlerin 4 ay önceki fiyatlarına bakarsanız ne demek istediğimi anlarsınız.

Yap-İşlet-Devret Sıkıntıları!
              Devlet kaynak sıkıntısı yaşadığı zaman bazı hizmet alanlarında yatırımları özel sektöre havale eder. Bu modeli rahmetli Özal ülkemize getirmişti. Yanlış değil ama doğru zamanlamada ve dikkatli yapılması gereken bir modeldir. Maalesef son yıllarda kamu açıklarının iyice sırıttığı dönemlerde yapılan büyük kamu ihalelerinde de bu yöntem izlendi. Havaalanı, otoyollar, köprüler gibi. Tüm bu yatırımlar hep döviz ile verildi. Ama sonrasında döviz kurlarında yaşanan yükselişler nedeniyle yatırımların devlete maliyeti çok yüksek tutarlara ulaşıyor. 

Bunun da çözümü işletmenin yatırımı yapanlara bir süreliğine verilmesi ile bulunmaya çalışılan bu modelde, devlet garantilerinde sıkıntılar yaşanıyor! Çünkü iş veren konumundaki kamu, yatırım sahiplerine hizmeti kullanma garantisi veriyor. Aynı köprü ve otoyollardaki gibi, belli sayılarda geçiş-kullanım garantileri veriliyor. Eğer bu sayı bulunamazsa o zaman aradaki farkı devlet kendi bütçesinden ödüyor. Doğal olarak hizmet kullanım bedelleri de döviz kurları ile ilişkili olduğu için, kurlarda yaşanan artışlar, ilgili hizmetlerin kullanım fiyatlarının artmasına neden oluyor. Eğer fiyatlama bire bir yansıtılırsa hizmet çok pahalı diye daha az kullanılıyor. O zaman da aradaki fark devlete yük yaratıyor. 

Maalesef devlet garantileri de mecburen oluyor. Çünkü aksi halde maliyetler bire bir yansıtılırsa hizmet bedelleri çok pahalı olacağı için, kullanıcı yetersiz kalacağından yatırımcı parasını geri alamayacağı için yatırıma istekli olmuyor. Ama yanlış zamanlama ile ve döviz bazında yaptırılan devlet garantili yatırımlar sonrası kurlar ciddi artış yaşarsa, o zaman da yatırımın yap-işlet-devret modeli ile yapılmış olmasının devlete rahatlığı değil de ekstra yükü oluyor. İşte bu nedenle bu model zaman zaman yapılması doğru ama garantileri ve fiyatlamaları her zaman iyi hesaplanması gereken bir modeldir. İlle de yapmak için bir yatırımın yapılması doğru olmaz. Sonra bir yatırım yapar ama karşılığındaki finansmanı sağlamak için devletin çok daha büyük kaynaklarını ödeme için heba etmiş olursunuz.

Kısacası bir çok alanda sıkıntı yaşadığımız gerçek. Bunları sorgulamalı ve siyasi yöneticileri ülkenin içindeki sıkıntılara ya da rahatlığa göre değerlendirmeliyiz. Bunları yapmazsak, siyasi yöneticiler bir süre sonra her yaptıklarında kendilerini haklı görür ve faturayı hep başkalarına keserler. Ama aslında yanlış fatura her zaman halka kesilmiş olur.

Aralık Enflasyonu Açıklanacak!
             Maalesef yeni yıla kötü bir başlangıç yaptık. Bugün de kurlarda hareket sürdüğü için, baskılı bir güne başlıyoruz. Saat 10:00'da Aralık ayı aylık ve yıllık enflasyon verilerimiz açıklanacak. Enflasyonda düşme yaşanması beklentisi var. Ancak öyle de olsa bu durum ne kadar gerçekçi ve kalıcı olur şüpheliyim! Çünkü iki gündür kurlardaki artış durulmaz ve geri gelmezse, başta petrol dahil bir çok ithal girdi fiyatı yine artacak ve enflasyona sonraki aylar için baskı yaratacaktır. 

Uzun Vadeli Yatırımcı Olduk!
             Maalesef önümüzde seçimler var. Seçimlere kadar bir çok alanda baskılanmalar yaşanacak ve mümkün olduğunca tablo seçim odaklı hesaplamalara tabi olacaktır. Bu nedenle seçimler sonrası yeniden zamlara muhatap olma riski ile karşı karşıya kalabiliriz. Böyle bir ortamda kısa vadeli düşünerek borsa yatırımı yapılamaz. Bu nedenle yatırımlarınızda mecburen orta ve uzun vadeleri göze alınız ve olası yeni kur risklerini göze almak zorunda olduğunuzu biliniz. 

Bu sıkıntıların nedenlerini de şirketlerin kendilerinde değil, şirketleri ve sektörleri bu sıkıntıya sokanlarda arayınız. Emin olun ki, bir çok şirket ve sektör de kendi elinde olmadığı şartlara uymaya çalışıyor.

Hepiniz için en kısa zamanda bu sıkıntılı günlerden çıkmayı dilerim.


    Saygılarımla
    Aydın Eroğlu
     Stratejist
   Finans Yazarı
www.borsaanalizci.com
Twitter: @_Stratejist_


  • 28.12.2018
    09:05

    Bizler piyasalar, hisseler ve endeks için korkularımızı korurken, yabancı takası ise istikrarlı bir şekilde, % 61'lere düştüğü temmuz ayından bu yana yükselişini sürdürerek % 65 oranına ulaşmış durumda. Yabancı payındaki bu oran, Haziran cumhurbaşkanlığı se&c... Devamı »

  • 27.12.2018
    09:42

    Evet bir süredir hızlı düşen ABD borsalarında dün belirttiğim destekler çalıştı. Tepkileri ABD borsalarında dün gördük. BİST'de ise kısmi görmüştük. Bugün iyi bir başlangıç yaparız. Ama tabii Dow için riskler bitmedi. Bu sade... Devamı »

  • 26.12.2018
    08:48

    Bir süredir düşerek, 1930 yılından beri en kötü Aralık seviyelerine düşen ABD borsaları, ABD halkına kötü bir noel yaşatıyorlar. Bu durum BİST'de olunca toplumun çok düşük bir kesimi ile ilgili oluyor. Çünkü BİST'deki borsa... Devamı »

  • 25.12.2018
    09:27

    Tabii ki, bu yarışın hangisi daha çok düşecek diye yaşandığını anlamışsınızdır :) Hakikaten de, ABD borsaları 1930'lardan beri en kötü Aralık ayını yaşıyorlar. Düşüşler hızlanarak artıyor. Bu konuda ben yeterince huzurluyum, çünkü Aralık başından ... Devamı »

  • 24.12.2018
    09:13

    Aralık ayı başından beri ABD endeksleri için uyarı yazıları yazıyorum. Nitekim, korkularım aynen uyarılarımdaki gibi gerçekleşti. Ama dikkat ederseniz BİST olarak ABD borsalarından pozitif ayrışma gösteriyoruz. Bence bu gayet normal. Trump ile Ergoğan'ın bir çok konudak... Devamı »